Keşmir Dayanışma Günü

Keşmir Dayanışma Günü

5 Şubat 2022

 
Bugün içinde bulunduğumuz dünya ve özellikle de İslam âlemi şu anda tarihinin en kritik ve badireli dönemlerinden birini yaşamaktadır. Çünkü dünyanın birçok yerinden acı feryatlar, İslam ülkelerinin çoğunda ise zulüm, kan ve gözyaşı vardır.
 
Dünyanın bu insanlık utancı hale gelişinin sebeplerinin başında “kaba kuvveti” ve “menfaati” hak sebebi sayan Batı Medeniyeti ve onların dünyaya miras bıraktığı kaos ve kargaşa zeminidir. İşte Keşmir Meselesi bunun en önemli örneklerinden biridir.
 
20. yüzyılın başında İngiltere, Hindistan’a sözüm ona bağımsızlık vererek ayrılırken bölgeye çatışma ve huzursuzluk tohumlarını ekmiş ve Hindistan-Pakistan arasında "Keşmir" ihtilafını ortaya çıkarmıştır.
 
21 Nisan 1948 tarihli 47 no’lu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararında, “Keşmir halkının geleceğinin, Keşmir halkı tarafından belirlenmesi” gerektiği açıkça ifade edilmesine rağmen “Keşmir Meselesi” uluslararası bir sorun olarak günümüze kadar gelmiştir ve zulüm hâlâ devam etmektedir.
 
Bu tarihi mücadele sırasında, Keşmir’in cesur ve kararlı insanları, eşi olmayan ve tahayyül edilemeyecek fedakârlıklarda bulunmuştur. Bugüne kadar 100 binden fazla kardeşimiz bu uğurda hayatını kaybetmiştir.
 
Bu durumda, “Keşmir Meselesi” sadece Hindistan’ın veya Pakistan’ın meselesi değil, inancımız gereği ümmetin yani bizlerin meselesidir.
 
Bugün Keşmir Dayanışma Günü vesilesi ile Keşmir’e özgü meselelerimizden bahsediyoruz ancak dünyanın birçok yerinde aynı acı feryatlar, aynı zulümler, aynı insan hakları ihlalleri ve uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamalar mevcuttur.
 
Filistin, Doğu Türkistan ve nice İslam topraklarında insanlığın vicdanını yok sayan bu krizler karşısında, Müslüman ülkeler maalesef sırasını beklemektedir. Birlikte ümmet olarak herhangi bir girişimde bulunulmamakta ve bu menfi durumları tersine döndürecek organizasyonlar gerçekleştirilememektedir.
 
Bu vesileyle 15 Haziran 1997’de imzalanan D-8 anlaşmasının ortaya koyduğu prensipler ve hedefler, insanlık âleminin barış, diyalog, iş birliği, adalet, eşitlik ve özgürlük özlemine cevap vermek için atılmış önemli ve somut bir adımdır.
 
Çözüm, Müslüman toplulukların bir araya gelerek insanlığın umudu olan “Yeni Adil Bir Dünya” kurmalarındadır.
 
Gün, kendi inancımız ve değer ölçülerimizin etrafında toplanarak, insanlığın tek kurtuluş reçetesi olan kendi medeniyetimizi ihya etme günüdür.
 
Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği ve ESAM olarak mazlum Keşmir halkının haklı davalarında yanlarında olacağımızı bir kez daha ifade ederek Keşmir Dayanışma Günü’nün Keşmir’e, İslam âlemine ve insanlığa barış, huzur ve adalet getirmesini temenni ediyoruz.
 
M. Recai Kutan