How altus looks like on a tablet

Yeni Zelanda Terör Hadisesi

Yeni Zelenda’da iki farklı camiye yönelik gerçekleştirilen menfur terör saldırısında şehit olan Müslüman kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu minvalde gerçekleşen terör olayını şiddetle kınıyoruz.


Yeni Zelanda’da iki farklı camiye yönelik gerçekleştirilen menfur terör saldırısında şehit olan Müslüman kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.

İslam dünyası tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamaktadır. Bir yandan çatışmalar körüklenmekte, diğer yandan vesayet savaşlarıyla terör uluslararası sistemde kullanılan bir araç haline getirilmektedir. Müslüman toplumlara yönelik baskı ve saldırılar giderek artmaktadır.

Meşruiyetin kaynağını güce dayandıran uluslararası sistem Müslüman topluluklara karşı ciddi şekilde bir güvenlik zafiyeti üretmektedir. Her geçen gün daha fazla masum Müslümanın hayatını kaybettiği büyük acılar yaşanmaktadır.

Hegemon devletlerin meşru farklılıkları yok etme arzusu yeryüzünde kriz ve çatışmaların kaynağını teşkil etmektedir. Öyle ki bulundukları ülkelerde hiçbir şekilde tehdit oluşturmayan Müslüman toplulukların en temel hakları; yaşama hakları, inanç hürriyetleri ellerinden alınabilmektedir. Sırf “günah çıkarmadığı” için, kiliseye ya da tapınaklara gitmediği için, inançlarından dolayı Müslümanların cezalandırılmaları asla kabul edilemez bir durumdur. Bu barbar saldırı karşısında Yeni Zelanda ve Avusturalya hükümetlerinin, parlamentolarının ve halklarının göstermiş olduğu hassasiyet bir hakkaniyet göstergesidir.

“Irkçı emperyalist zihniyet”Müslümanlara karşı, her türlü katliam ve terörü meşru görmektedir. Özellikle 11 Eylül’den sonraBatı’da belli odakların ürettiği dışlama ve yok etme duygularıyla artan politik şiddet, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı gibi insanlık dışı eğilimler dünyayı bütün patolojik türevleriyle kuşatmış durumdadır. Bu tarz kışkırtıcı kurgu ve söylemlerin masum insanlar üzerinde nasıl vahşete dönüştüğüne tanık olmaktayız. Yeni Zelanda’da yaşanan menfur cami saldırısı dünyayı nefret söylemleriyle kutuplaştırmaya çalışan bu patalojik zihniyetin bir ürünüdür.

Fütursuzca ve planlı şekilde bir takım sembollerle işlenen katliamın psikolojik hali son derece titiz bir şekilde okunmalıdır. Tarihsel bir korkunun dışa vurumu olan bu nefret dili ve semboller aynı zamanda biz hak ve hukuk tanımayız, gücümüze boyun eğmeyen herkesi yok ederiz, gerektiğinde en vahşi terörü işlemekten çekinmeyiz şeklinde bir mesajı içinde barındırmaktadır. Böylelikle toplumlar sindirilerek, tahakküm ve sömürgeciliğin psikolojik arka planı yansıtılmaktadır. İnsanlık tarihinde bu oyunlar yeni oynanmıyor. Bu menfur hadise ile yeryüzündeki Müslüman topluluklar insanlık dışı, çarpık tarihsel bir zihniyetle karşı karşıya bırakılmak istenmektedir.

İslam, güç mantığını değil, hak ve adaleti öne alır. Güç merkezli değil, hak merkezlidir. Güç ancak hakkın korunması için kullanılabilir. Devletler bunun için vardır ve haklı olanın hakkını korumak için kurulmuş siyasi örgütlenmelerdir.  Bundan dolayıdır ki bütün insanlığın saadeti için adalet ve merhamete dayalı “Yeni Bir Dünya”yı hâkim kılmak insanlık için asgari bir vazifedir ve gerekliliği elzemdir.

Temel insan hakları çerçevesinde bireysel, toplumsal ve küresel inisiyatifi olan kişi, kurum ve devletleri, aklı ve mantığı ortadan kaldıran, kişileri terörize eden kışkırtıcı roller üstlenmiş ırkçı-emperyalist yapılara karşı tavır almaya ve insanlığın geleceği adına sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz.

Zihinsel kökleri tarihin karanlık dönemlerine dayanan bu terör hadisesi basit bir şekilde geçiştirilemez. Böyle bir vahşete karşı insanlığın sessiz kalması düşünülemez. Başta Müslüman Topluluklar Birliği olmak üzere insan hak ve özgürlükleri noktasında vicdan sahibi uluslararası bütün kuruluşları ve toplumları Müslümanları ve İslam’ı hedef alan bu katliama karşı en sert tepkiyi göstermeye davet ediyoruz.

Yeryüzünde zulüm gören, ezilen, sömürülen, yoksul ve yoksun bırakılan bütün toplumların ortak irade beyanıyla bir araya gelerek hak merkezli “Yeni Adil Bir Dünya”nın kurulma zorunluluğu üzerine kararlılıkla gidilmelidir. Basit iktidar ve çıkar hesapları ile bu ideali terk etmenin sorumluluğunu hiçbir ülke ve toplum ödeyemez…

Bu minvalde Müslüman Topluluklar Birliği olarak Yeni Zelanda’da Müslüman halka yönelik gerçekleşen terör saldırısını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır.

 

Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi adına
   ESAM Başkanı
M. Recai KUTAN